Pazar, Kasım 13, 2005 ·

Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman

 

 

 

Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman



Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Beklesen de olur, beklemesen de
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde
Hangi ses yürekten çağırır beni sana
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden
Gemileri yaksalar da geleceğim sana
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.

Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
Kimseye uğramam ben sana uğramadan
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana
Takvim sorup hudut çizdirme bana
Ben sana çiçeklerle geleceğim
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

Bahaeddin KARAKOÇ
(Uzaklara Türkü)

(İbrahim Sadri seslendirmiştir)


Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman II



Bilirsin ki burda değilim artık
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...
Gelir benim yüreğimde toplanır,
Dağların üstünden sıyrılan duman.
Bir yanım mosmordur, bir yanım beyaz,
Bir yanım karakış, bir yanım ilk yaz.
Can evime bakışların saplanır;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

Ihlamurlar çiçek açtığı zaman;
Ne sen gurbetçisin, ne ben sılacı.
Senden gayrısına bakmam mümkün mü;
Gözlerimi esir alan dağlardan.
Kapımı üç defa çalan postacı
Adresinde yok! Diye notlar düşer,
Eski adresimde bir hüzün eser;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

Eski adresimse kurumuş bir gül,
Gizemli bir ıtır, domur domur kan,
Yaba yaba yelde savrulur gönül,
Firkatli turnalar geçer uzaktan.
Dalgınlığım debimetre tanımaz,
Başım çarpar bir gemi bordasına
Düşerim bir girdabın ortasına
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

Birden bezeklenir sevda haritam,
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman...
Lâleler toplarım ben tutam tutam,
Bizim için çalar kıvrak bir keman.
Gök papatya, yer ise lâle bahçesi,
Aşka ışık dokur kuşların sesi.
Seninle hep aynı yerde oluruz;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

Kumaşı eprimiş üç mevsim geçer,
İlkyazla uyanır derin uyuyan.
Tan sesine cıvıldaşır serçeler,
Sevdadır anlıma namlu dayayan.
Havuzuma ay ışığı dökülür.
Bilirsin ki burda değilim artık,
Ruhum yağmur yağmur göğe çekilir;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

Gülde çiy damlası... Buzum sırçayım;
Güneşe çarpınca param parçayım.
Bir gün Emirgândayım, bir Kanlıcada,
Üsküdarda, Beykozda, Çamlıcada.
Şehir bir hançerken kan burgacında.
Mekâna sığar mı bu deli yürek?
Bir sevda çeşmesi, bu deli yürek.
Baylanır, beklerken baygın düşerim;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

Bahaettin KARAKOÇ (Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman/Ayışığında Serenatlar-Sıla Kitapları)

Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman III



Saçlarına pütür pütür yapışmış,
Gözlerinin rengi ile sıvanmış
Bir avuç kuru çiçek topladım.
Kırılıp dökülmesinler diye
Sevgiyle, özenle tek tek topladım.
Yürek fideledim zamana ve mekâna,
Hasat vakti geldi yürek topladım.
Belli ki bu yıl da vuslat gecikecek
Aşıdır, serumdur, besindir her umut,
Ey sevgili umudunu diri tut! ...
Bedenim hür değil, mühlet ver bana,
Er veya geç çıkıp geleceğim sana;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

Mevsimi geçiyormuş, geçsin varsın,
Hep böyle dönüyor zaman tekeri.
Biri gider, biri gelir mevsimlerin,
Sonsuzluğu, diri aşklarla kucaklarsın.
Acılardan damıtırsın şekeri,
Sabrı da güzel olur çeyizi hazır kızların.
En ışıltılı çağında yıldızların
Kaç bıldır öteden göz kırpar bana,
Her umut bir yoldaş, her dert âşina.
Sorma ıhlamurlar ne zaman çiçek açar? ...
Beni güneşin ortasına atsalar da
Yanarım, pişerim, gelirim sana;
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...

BAHAETTİN KARAKOÇ (Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman/Ay Işığında Serenatlar - Sıla Kitapları)

Bahattin Karakoç

 

Yorum (56) Yorum yaz!

Pazar, Kasım 13, 2005 ·

Bahaettin KARAKOÇ

Bahaettin KARAKOÇ

T.C.KİMLİK NO : 63406087226
Baba Adı : Ümmet
Ana Adı : Fatma
Doğum Yeri Ve Tarihi : Elbistan / 05.03.1930
Medeni Hali : Evli
Dini : İSLÂM
Kan Grubu : A Rh (+)

Hamdolsun yüce Rabbına ki Bahaettin Karakoçu Türkiyede yaratmıştır.Hamdolsun ki Müslümandır son peygamberin ümmetlerindendir.Bezm-i elest akdine sâdık ,Kaalübeladan beri açlığı,susuzluğu hiç geçmeyen bir âşıktır.Yangını yüreğinden,dumanı başından,zikri yüreğinden hiç eksik olmaz .İşte bir ömrün özeti bu.Fazlası bir tefaruattır.

Detaylara gelince:
Soycak şair bir ailenin ilk erkek çocuğu olan Bahaettin KARAKOÇ , K.Maraşın Elbistan ilçesi doğumludur.Baba ve anne tarafları oldukça varlıklı ve hoca takımından olduğu için gözlerini dünyaya açtığında oyuncaklarla değil kitaplarla karşılaşmıştır.İlk öğrenimini sonradan Ekinözü adıyla ilçe olan Celâ köyünde, orta öğrenimini ise Adana-Düziçi ve Ankara-Hasanoğlan Köy Enstitülerinde tamamladı.İlkokul 3.sınıfa giderken bir haftada eski yazıyı öğrendi ve bir ayda da Kuran-ı Kerimi aktardı.Ölünceye kadar yakasını bırakmayacak olan şiirin rüzgârına da aynı zaman diliminde yakalandı.29 Ağustos 1944 tarihinde memurluğa atandı.K.Maraştaki sağlık kuruluşlarında 32 yıl 8 ay sağlık memuru olarak çalıştıktan sonra kendi isteğiyle emekli oldu.
Askerliğini yedek subay olarak İstanbulda 3.Bağımsız Korugan Taburunda yaptı.
4ü kız,5i erkek olmak üzere 9 çocuk babasıdır. İlk şiiri 1942 yılında Yurt Gazetesinde yayınlandı ve böylece 63 yıllık sanat macerası başladı.1960lara kadar yazıp çeşitli dergilerde yayınlattığı şiirlerinin hiç birini kitaplarına almadı. Esas sanat dönemi 1973de yayınlanan Seyran kitabıyla başlar ve üslûbu netleşir.
1962de Akşam Gazetesiyle Türk Kadınlar Birliğinin ortaklaşa düzenledikleri Türkiye çapındaki bir edebiyat yarışmasında hikâye dalında İSA ile İSHAK adlı hikâyesiyle ikincilik ödülü aldı.
1983 yılında KASD (Kayseri Sanatçılar Derneği) tarafından yılın şairi seçildi.
1986 yılında Bir Çift Beyaz Kartaladlı kitabıyla şiir dalında Türkiye Yazarlar Birliği ödülünü aldı.
1986 yılında çıkarmaya başlayıp 37 sayı çıkardıktan sonra ekonomik sebeplerden dolayı kapatmak zorunda kaldığı Dolunay Sanat ve Edebiyat Dergisi ve ülkenin dört bir yanında kendisini ispatlamış şairlerin katılımıyla 16 yıldır aralıksız gerçekleştirilen Geleneksel Dolunay Şiir Şölenleriyle şiiri ayağa kaldırmaya soyundu ve vermek istediği mesaj Türkiye genelinde yayıldı.Kurmuş olduğu Dolunay Yayınları ile de yazarlık ve şairlik damarı olan gençleri edebiyat dünyasına kazandırmayı amaçladı.

1989 yılında Kültür Bakanlığının tercihi ile Türkiyeyi temsilen STRUGUA ULUSLAR ARASI ŞİİR AKŞAMLARI FESTİVALİne katıldı ve burada bir de tebliği sundu.
1991 yılında Diyanet Vakfı tarafından düzenlenen münacaat yarışmasında Beyaz Dilekçe isimli şiiriyle birincilik kazandı.
1993de Türkçenin Uluslararası 2.Şiir Şöleni için gittiği Kazakistan Başkalası Almaatıda Büyük Abay Ödülüyle ödüllendirildi.Ayrıca Uzunağaç Kolhozunda kendisine at hediye edildi ve Çapan giydirildi.
1997de Malatya Büyükşehir Belediyesinin açmış olduğu Malatya konulu şiir yarışmasında birincilik ödülü aldı.
1998de iki aylık Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi SEVİYE(Mart-Nisan 1998) 6.sayısını Yaşayan Türk Şiirinin Dede Korkutu Bahaettin KARAKOÇ üst başlığı ile 2003de Mefkûre Dergisi 11.sayısını Türk Şiirinin Yaşayan Aksakalı üst başlığı ile Bahaettin KARAKOÇ özel sayıları olarak çıkardı.Aylık fikir ve sanat dergisi Türk Edebiyatı ise Temmuz 2003 tarihli 357.sayısında kapağına şairin fotoğrafını koyarak Şiirimizin Yüz Akı Bahaettin KARAKOÇ spotuyla açtığı dosyada ona geniş sayfalar ayırmıştır.
2003 de Türkiye Yazarlar Birliği 25.yıl faaliyetleri yaşayan yazarlara saygı kapsamında Şehrin Kapılarındaki Şair Bahaettin KARAKOÇ ve Türk Şiirinin Çeyrek Asrı 2 gün süren (17 Mayıs 2003-18.Mayıs 2003)bir program gerçekleştirdi.
Çeşitli üniversitelerde şair ve sanatıyla ilgili çok sayıda bitirme ve yüksek lisans tezleri yapıldı.
Onlarca şiiri yabancı dillere de çevrilmiştir.
2004 de sponsorluğunu başından beri Tarsus Belediyesinin yaptığı Karacaoğlan Şelâle Şiir Akşamları etkinlikleri içerisinde her yıl bir şaire verilen Karacaoğlan Onur Ödülü nü aldı.
Şiir ,hikâye ve yazıları Hisar,Varlık Yıllığı,Türk Edebiyatı,Dolunay,Doğuş Edebiyat, Milli Kültür , Kültür ve Sanat gibi yüzlerce sanat edebiyat dergilerinde yayınlandı.Önceleri halk şiirine daha yakın olan şiir anlayışını son dönemlerinde modern tarzla birleştirip kendine özgü yeni bir çizgi ortaya koymayı başardı.
Birebir yaşadıklarını yazan yazarken de yeniden yaşayan KARAKOÇ, gölgesi, çiçeği, meyvesi ve kendine özgü bir aroması olan şairlerdendir. Şiirde biçimi bir enstrümana benzetir, bunu da sesin belirleyeceğine özellikle vurgu yapar.Yarar yönünden ister meyve versin, ister gölge, ister yaş olsun ister kuru, ister bir tenhada dikili dursun ister bir eşya olarak evimizin bir yerinde otursun, ağaç hep aynı ağaçtır, muhakkak bir yerde ihtiyacımızı karşılar. Sağlam bir etik, ilkeli bir estetik ve helâl ölçekli bir yarar sarmalında şiir de tıpkı bir ağaç gibidir; sanatı besleyen bu üç ana arterdir.diyen Karakoç bir yerde şiiri tanımlarken de kalbin bir zikir aracı olan şiir, trajik bir iç yangını, aşkın sıcak kanatları altında doğan bir kutsanmış sözler armonisi ve dört kelimeyle özetleyecek olursak evrensel bir dua biçimidir.der ve bu tanımlamanın sınırlarını daha da genişleterek Mutlak Gerçeğe,Mutlak Güzele Yönelmenin dillenişi ve Kalbin Dirilişidir hükmüyle noktalar.
Bahaettin KARAKOÇ un sanatı hakkında Prof.Dr.Sadık Kemal TURAL Baheettin KARAKOÇ kırk yıllık şiir maceramızın dünyasında kendi şiir tekkesinin şeyhi olanlardan.Üslubu ,hassasiyeti ve form kullanmasıyla adeta bir şiir şeyhi derken Prof.Dr.Ahmet Bican ERCİLASUN ,Karakoç şiir altın arayıcısıdır ve fakat yalnız altın arayıcısı değil,o bir dil kuyumcusudur da.Ayı ,güneşi dağı,düzü,geceyi,gündüzü bir mücevher halinde bize sunar ve müthiş bir söz virtüözüdür.Kelimeyle şiirle bizi büyüler ve kendinide bizi de uçsuz bucaksız hayal alemlerinde uçurur demektedir.
Velûttur.Mola yok, yola revân diyor ve hâlâ sımsıcak şiirler yazıyor.

Eserleri:
Mevsimler ve Ötesi (1962)
Seyran (1973)
Zaman Bir Beyaz Türküdür (1974)
Sevgi Turnaları (1975)
Ay Şafağı Çok Çiçek (1983)
Kar Sesi (1983)
İlkyazda (1984)
Bir Çift Beyaz Kartal (1986)
Menzil (1991)
Uzaklara Türkü (1991)
Güneşe Uçmak İstiyorum (1993)
Şiir Burcunda Çocuk (Antoloji- H. ÖZBAY ve M. TATÇI ile beraber)
Beyaz Dilekçe (1995)
Güneşten Öte (1995)
Dolunay Şiir Güldestesi (1996)
Leyl ü Nehar Aşk (1997)
Aşk Mektupları (1999)
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman
Ay Işığında Serenatlar (2001)
Sürgün Vezirin Aşk Neşideleri (2004)

Yorum (3) Yorum yaz!

:: Sonraki »

Sitenizesayac.com