Beş vakte yeşeren kutsal orman Yaprak yaprak ellerim Yapışmış aşk atının gök yelesine Pamuk sularında ak-pâk ellerim…
Öylesine insan ve Müslüman ki Öylesine dost, öylesine can ki Ve öylesine yakın ki Allah’a, adak ellerim…
Her sabah kaktığımda turfanda İki esrik ak kuğudur abdest sularında Kelle sökmeye başlar iman tarlamda Başak başak ellerim…
Yalan yok, korku yok, kin yok Döküldü dünyanın ham cümbüşüne Sonsuza kol atmanın düşleri Bayrak bayrak ellerim…
Anaç keklik gibi kızgın yatanda Yüreğimin üstüne üstüne Besmele göynüğüdür Kur’ân tutanda Sanki tutmaz öper, dudak ellerim…
Beş vakte yeşeren kutsal orman Dal budak yaprak ellerim Vığıl vığıl ışıklarla konuşur Cümle kötülükten uzak ellerim…
Bahaettin KARAKOÇ (Ay Şafağı Çok Çiçek- Beyan Yay. İstanbul / 1998) |
| | |
Allah’ım, yıldızlara ağız ver, dil ver; Benimle konuşsunlar... Göz kırpıp durmasınlar uzaklardan Akşam çayında Şeker gibi eriyip tükenmesinler bardağımda Hepsini tanımak, Hepsiyle konuşmak istiyorum.
Allah’ım, güneşe göz, kirpik ve kaş ver Kendi ateşiyle kendini pişirmesin... Gücünü biliyorum, gururunu da Bir de yüreği olsun Ve de şarkılara yatkın bir dili, Sesini duymak istiyorum.
Allah’ım, dağları uykuyla tanıştır, Benim gibi düş görsünler, hayâl kursunlar Dört mevsim güzeldir bütün dağlar Bir de konuşsalar, şiir yazsalar Bir dilleri var da ben mi anlamıyorum Allah’ım, dağlarla konuşmayı nasip et bana Rızanla eş değer bilişmek istiyorum.
Allah’ım, denizlere cemalinle yansı Sevgiyi tanısın kıyılarla öpüşürken Her can Hem nigarı tanısın hem de nigarendeyi Gökteki galaksilerle doldur içimi Dinimle tatlandır yeryüzünü Dilimle kanatlandır diller coğrafyasında Her yere ulaşmak istiyorum.
Allah’ım, dualarımı bereketlendir Ve hep gülümse... Beni duyduğunu biliyorum.
Bahaettin KARAKOÇ | |
Yâr elinden aldığım bir çiçeği, Hâlâ bir albümde saklar dururum. Aylar, yıllar geçti yârden haber yok, Kuru bir çiçeği koklar dururum…
Taşa yazdım ayrılığın adını Taş yitirdi hayatının tadını Katık yapar hoş günlerin yâdını Boş koyduğu yeri yoklar dururum…
Bir seslensem dökülecek sırçalar Gönül kuşum ufukları fırçalar Bir araya gelsin diye parçalar Bir varı bir yoğa ekler dururum…
Göçtü hayâl dünyamızın çatısı Ne doğusu kaldı, ne de batısı Belki budur kaderin en kötüsü Yâr suç işler, bense aklar dururum…
Öldü desem biliyorum, ölmedi, Kavilleştik ben geldim o gelmedi, Mühlet bitti, bende mecal kalmadı, Hâlâ gelir diye bekler dururum.
Bahaeddin KARAKOÇ (Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman / Ayışığında Serenatlar – Sıla Kitapları / İstanbul -2001 |
| | | | | |
Yorum (4)
Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
4 yorum yazılmıştır
Yazan:isimsiz |
Tarih: 2007-11-28 12:30:15
Konu: huzuru ruh ülkesi
dün radyoda çok sevdğim ama kime ait olduğunu bimediğim IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN şiirini dinledim ve beni gerçekten mest etti. SONRA ŞİİRİN BAHAEDİN KARAKOÇA AİT OLDUĞUNU öğrendim ve sabah kahvaltısından sonra ilk işim diğer şiirlerinize bakmak oldu.bütün şirleriniz çok güzel.....
Bağlantı »
Yazan:isimsiz |
Tarih: 2007-11-28 12:26:24
Konu: huzuru ruh ülkesi
dün radyoda çok sevdğim ama kime ait olduğunu bimediğim IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN şiirini dinledim ve beni gerçekten mest etti. SONRA ŞİİRİN BAHAEDİN KARAKOÇA AİT OLDUĞUNU öğrendim ve sabah kahvaltısından sonra ilk işim diğer şiirlerinize bakmak oldu.bütün şirleriniz çok güzel.....
Bağlantı »
Yazan:isimsiz |
Tarih: 2006-05-30 16:38:51
Konu: kelimeler kifayetsiz
ne denır bılmıorumkı sadece türkiye sızın gıbı bı saire ev sahipliği yaptıgı için çok sanslı.. saolun we hep war olup bizi bırakmayın,bizi şiirlerinsiz komayın olur mu? çok tesekkürler...
Bağlantı »
Yazan:
reybah |
Tarih: 2006-03-21 05:12:24
Konu: :-)) Ne diyebilirim ki:-)))))
Bu dizelerinizi ve duanızı, sabah ezanını dinleyerek okudum...
Ne diyebilirim ki, en içten bir kocaman bir "sağolun" demekten başka....
Sağolun sayın Karakoç....
Bağlantı »