Bir nehir geçeceksen, önce soyunmalısın, Bir dağı çıkacaksan, soluklu olmalısın. Madem ki niyetlisin, seferin kutlu ola! Caydırmayı düşünmem, ama derim ki sana: Azıksız çıkma yola! ...
Seferin savaşaysa sağlam kuşanmalısın Zaman öyle bir at ki ihmâle vermez mola! Erkenden daha erken uyan ki kazanasın Mahmur “biraz daha”lar düğümü çok tuzaktır Azıksız çıkma yola! ...
Pınarın gözü ise aradığın, sendedir. Üzengiye sağlam bas, dizgini ele dola! Güz bahçelerinde gazel toplama, çiçek topla, Boşa vakit öldürme, yarına kefilin yok Azıksız çıkma yola! ...
Vuslatsa istediğin, in insanın içine Ve çarşılarda dolaş Azrail’le kol-kola! Mezarlığa git düşün, düğünlere git ağla Kanadın sızlasa da Uhud kadar ağır ol Azıksız çıkma yola! ...
Öyle bir abdest al ki, su bile sarhoş olsun Sen yaprak ve çiçek ol, gördüğün kuru dala Hep gönül şehri onar, kâinata sevgi sun Her ham söze sağır ol Azıksız çıkma yola! ...
Nereye gidersen git, heybene gönül doldur Bir kovan parçalama bir parmak acı bal’a! Yontuldukça yer kapla ve her zaman güzel kal, Temiz ol, fazlanı at, eksiğini tamamla Azıksız çıkma yola! ...
Bahaeddin KARAKOÇ (Ay Şafağı Çok Çiçek –Beyan Yay. İstanbul / 1998) |
| |
|
| | |
Eprimiş giysiler gibi hüzünlü, yorgun Ve dopdolu bir hâlin var ki anlarım anlatamam! ...
Seslensem dökülecek gülleri gözlerinin Bu bir deli bahar ki anlarım anlatamam! ...
Has kokunu bir rüzgâr yaralamış süt çağı Bu öyle bir rüzgâr ki anlarım anlatamam! ...
Yüreğinin parkına ışık ekerken kuşlar Bu sevdada ne var ki anlarım anlatamam! ...
Ey canımın toprağı, sevincimin kumaşı! Bu çokluk o kadar ki anlarım anlatamam! ...
Gökleri kucaklarım senin esenliğine Bu sevgi bir pınar ki anlarım anlatamam! ...
Yüreği yaka yaka derinden akmak nedir? Gülüm, KARAKOÇ der ki anlarım anlatamam! ...
Bahaeddin KARAKOÇ (Ay Şafağı Çok Çiçek -Beyan Yay. İstanbul / 1998) |
| |
|
|
| | O |
Hep beni gözetmiş, hep beni kurmuş Belli ki bendeki “ben”i tanıyor… Yazgımla oynarken saklanıp durmuş Yüzü yeni yeni aydınlanıyor.
Uçuruma itmiş, kırmamış beni Düzlüğe çıkarıp sınamış beni Konuşurken dudakları kanıyor.
Tebessümü bahar, kalbi hazine Kokusunu alan düşler izine…
Ruhum sunacağı saf iksirinde.
Sesi ufuklarda bir uçan geyik Varır varır toslar ses duvarına. Gözleri telveden bir çift üveyik Tünemiş sabahın beyaz zarına.
Batık bir gemiyi söker serçeler Su yüzüne tek tek çıkar parçalar Benimse her parçam intizarına.
Beni yüreğimden vurdu O ışık Son kirim de çıktı, hazırım artık!
O, hâlâ benimle oyun peşinde…
Bahaeddin KARAKOÇ (Ay Şafağı Çok Çiçek –Beyan Yay. İstanbul / 1998) |
| |
|
|
| | |
Yorum (0)
Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır